12 Ağustos 2016 Cuma

KARŞIDAKİ İNSANI KENDİNİZE AŞIK ETME YOLLARI

Aşkı bulması ve sürdürmesi bildiğiniz gibi oldukça zor ve meşakkatli bir iş sevgili dostlar. Peki bu aşk denen şey tamamen açıklanamayan, mantığın ötesinde bir şey midir? Belki birazcık... Görünen o ki, psikoloji biliminin de bu konuda söyleyecekleri var. İşte yapılan araştırmalara göre aşık olmamıza sebep olan, yapılan araştırmalarla kanıtlanmış 17 psikolojik sebep:

1. Doğayı sevmek şart!

Doğayı sevmek şart!
2016 yılında yürütülen bir çalışmaya göre doğayı seven ve doğa dostu ürünler kullanmaya dikkat eden insanların uzun süreli ilişkiler için daha uygun görüldüğü ortaya koyuldu. Bunun yanında lüks düşkünü ve doğayı çok fazla önemsemeyen kişilerin insanlar tarafından çekici bulunmalarına rağmen genellikle kısa süreli ilişkiler için tercih edildiği bilgisine ulaşıldı.

2. Zor adamı/kadını mı oynuyorsunuz?

Zor adamı/kadını mı oynuyorsunuz?
2014 yılında yapılan bir araştırmaya göre özellikle erkekler, karşılarındaki kadın ulaşılması güç ve onlara karşı kayıtsız görünüyorsa, o kadınla beraber olmayı daha çok istiyorlar. Öte yandan bu durum yalnızca belirli durumlarda geçerli gibi görünüyor. Çünkü erkekler zor kadını daha çok elde etmek istiyor olsalar da, görünen o ki, ulaşılmaz kadına daha az sevgi duyuyorlar. Aşk karmaşık iş a dostlar...

3. Mimikleriniz ne söylüyor?

Mimikleriniz ne söylüyor?
Yapılan araştırmalar mutlu bir ifadenin kadınları çekici kıldığını, ancak erkekler üzerinde aynı etkiyi göstermediğini kanıtlıyor sevgili dostlar. 2011 yılında bini aşkın insan üzerinde yapılan çalışmada, hem erkeklere hem de kadınlara karşı cinsten insanların fotoğrafları gösterildi ve onları ne kadar çekici buldukları soruldu. Sonuçta ise erkeklerin mutlu ve kendiyle barışık görünen kadınları daha çekici buldukları; kadınların ise en az mutlu görünen ekekleri çekici buldukları kaydedildi. Çalışmanın bir başka ilginç bulgusu ise utangaç görünümün hem erkek, hem de kadının çekici bulunmasını sağlamasıydı.

4. Şüpheye düşürmek iyi bir yöntem.

Şüpheye düşürmek iyi bir yöntem.
Şüphe iyidir dostlar, şüphe yaratın... Çünkü 2011 tarihli bir çalışmaya göre insanların büyük çoğunluğu, kendilerinden hoşlanıp hoşlanmadığını bilmedikleri kişilere aşık olmaya meyilli. Çalışma kapsamında bir grup kadına, Facebook profillerini görmüş ve onlardan hoşlanmış erkeklerin fotoğrafları, diğer bir gruba ise profilleri görüp onları vasat olarak değerlendirmiş erkeklerin foroğrafları gösterildi. Üçüncü bir gruba ise, yineFacebook profillerini görmüş ancak onlar hakkında ne düşündükleri araştırmacılar tarafından kadınlara söylenmemiş erkeklerin fotoğrafları gösterildi. Sonuçlar ise kadınların, profilleri hakkında ne düşündüğü belli olmayan erkekleri çok daha çekici bulduğunu ortaya koyuyor.

5. Benzerlik varsa bu iş tamam.

Benzerlik varsa bu iş tamam.
Herkesin hoşlandığı belirli bir "tip" vardır ancak kadınlar bu tipe erkeklere göre daha sadık gibi görünüyor sevgili dostlar. 2011 yılında yapılan bir çalışmaya göre, hem erkekler hem de kadınlar, o anda birlikte oldukları ya da en son sevgililerine benzeyen insanları çekici bulmaya daha fazla eğilim gösteriyor. Kaldı ki bu eğilime erkeklerde, kadınlara göre daha az rastlanıyor.

6. El, kol hareketleri de çok önemli.

El, kol hareketleri de çok önemli.
Konuşurken elleri kullanmak ve sağlam bir duruşa sahip olmak da insanı çekici kılan özelliklerden bir diğeri. 2016 yılında yapılan bir çalışmada birbirini tanımayan insanlar bir araya getirildi ve sonuç olarak insanların, konuşurken ellerini kullanan kişileri 2 kat daha fazla çekici bulduğu ve onlarla tekrar görüşmeyi istediği kaydedildi. Aynı araştırmada ayrıca hem erkeklere, hem de kadınlara farklı postürlere sahip olan insanların fotoğrafları gösterildi ve rahat ve güvenli bir duruşa sahip olan insanların, güvensiz ve çökkün görünen insanlara göre daha çekici bulunduğu ortaya çıktı.

7. Benzerlik çeker!

Yürütülen çalışmalar, "zıt kutuplar birbirini çeker" inanışını ortadan kaldırıyor gibi görünüyor sevgili dostlar. Çalışmayı yürüten Gian Gonzaga, karakterleri birbirine benzeyen insanların birbirlerine daha fazla ilgi duyduklarını, karşılarındaki tarafından daha çok anlaşıldıklarını hissettiklerini belirtiyor.

8. Üç önemli soru:

Üç önemli soru:
Kanadalı psikolog Eric Berne'a göre en uyumlu çiftler şu üç kıstasa göre belirlenmekte:
  • Hayat hakkındaki değer yargılarınız ve inançlarınız benzeşiyor mu?
  • Birlikte iyi vakit geçiriyor musunuz? Spontane hareket edebiliyor musunuz? Birlikteseyahat etmeyi seviyor musunuz?
  • Her iki taraf da partnerinin zeki olduğunu düşünüyor mu? Problemleri çözmek için birlikte hareket edebiliyor musunuz?

9. Göz temasını unutmayalım.

Göz temasını unutmayalım.
Massachusetts Üniversitesi'nden psikolog Joan Kellerman, birbirini tanımayan 72 üniversite öğrencisini eşleştirerek 2 dakika boyunca birirlerinin gözlerine bakmalarını istiyor. Sonuçlara göre ise birbirlerinin gözlerine bakan kişilerin karşı tarafa sevgi veaşk duyguları beslemelerinin daha muhtemel olduğu ortaya çıkıyor. Edinilen bu bilgiye göre, uzun süreli göz teması daha önceden hiç görmediğiniz bir insana bile aşık olmanızı sağlayabiliyor.

10. İlgi göstermek en önemlisi.

İlgi göstermek en önemlisi.
Karşı tarafa ilgi göstermek, bir ilişkinin başlaması ve devam etmesi için en önemli şartlardan bir tanesi sevgili dostlar. Psikolog John Gottman'ın 40 yılı aşkın süredir çiftler üzerinde yürüttüğü çalışmalara göre, birbirlerine karşı kayıtsız olan çiftlerin ilişkide çok daha fazla başarısız olduğu, buna karşın birbirlerini dinleyen ve birbirlerinin heyecanını paylaşan insanların çok daha sağlıklı ve uzun ilişkiler yaşadığı görülüyor.

11. Ne kadar çaba sarf ediyorsunuz?

Ne kadar çaba sarf ediyorsunuz?
Bazı insanlar aşkta ısrarın ve peşinden koşmanın işe yarayacağını düşünür. Fakat gerçek şu ki, bu durum yalnızca kovaladığınız kişinin insanlara bağımlı bir kişiliği varsa mümkündür. Burada kişinin insanlara bağımlı olması, mutluluğunu ve zor zamanlarını ancak bir başka insanın varlığı ve yardımıyla atlatabilmesi anlamına geliyor. Buna karşın bağımsızlığına düşkün bir insanın peşinden koşuyorsanız, boşuna çabalıyorsunuz ve kısa zamanda sizden nefret etmesine bile sebep olabilirsiniz...

12. İnsanlar da koklaşa koklaşa!

İnsanlar da koklaşa koklaşa!
Kaliforniya Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre hamileliğe uygun döneminde olan kadınlar, testosteron kokusuna karşı duyarlı ve erkekler tarafından giyilmiş tişörtlerin kokusunu daha çekici buluyor. Hormonlara bağlı bu içgüdüler, hamileliğe uygun dönemdeki kadınların aynı zamanda güçlü bir çene hattına sahip olan erkekleri daha çekici bulduklarını gösteriyor.

13. Freud yanılmış olamaz.

Freud yanılmış olamaz.
St. Andrews Üniversitesi'nden psikolog David Perrett ve çalışma arkadaşları, insanların karşı cinsten ebeveynleriyle aynı saç ve göz rengine sahip olan insanları daha çekici bulduğunu ortaya koydu. Aynı zamanda çoğu insan, çocukluklarında ebeveynlerinin olduğu yaş aralığından olan insanlara daha fazla ilgi duyuyorlar.

14. Ortak arkadaşlar önemlidir.

Ortak arkadaşlar önemlidir.
Aşık olduğunuz ve birlikte olmak istediğiniz insanla ortak arkadaşlarınız varsa bunu avantaja çevirmeniz mümkündür sevgili dostlar. Çünkü kişinin güvendiği kaynaklardan alınan bilgi, sizinle ilgili düşüncelerini şekillendirmek konusunda çok büyük bir güce sahiptir. Kısacası eğer onun arkadaşları sizin muhteşem bir insan olduğunuzu düşünüyorlarsa, o da büyük ihtimalle aynı şekilde düşünecek; eğer sizin bir aptal olduğunuzu düşünüyorlarsa da o da onlara güvenerek sizinle ilişki yaşamamayı yeğleyecektir. İnce bir denge, arkadaşlarını kazanın...

15. Boşuna en iyi dostumuz dememişler.

Boşuna en iyi dostumuz dememişler.
2014 yılında yapılan bir çalışmada kadınlara, çeşitli erkeklerle alakalı hikayeler okutuldu. Görünen o ki kadınlar, köpek sahibi olan erkekleri uzun süreli bir ilişki için daha uygun görüyorlar. Çünkü bir ev hayvanına sahip olmaları, daha koruyucu ve uzun süreli bağlılığa daha yatkın kişiler olduklarını ortaya koyuyor. Kadınlar aynı zamanda bu erkeklerin daha rahat, sıcak ve mutlu kişiler olduklarını düşünüyor.

16. Ondan daha mı çekicisiniz?

Ondan daha mı çekicisiniz?
1996 yılında yapılan bir çalışmada, bir grup insana önce çekiciliklerine göre puan verildi ve ardından bu insanlar rastgele eşleştirildi. Daha sonra da bu kişilere partnerleri hakkında ne düşündükleri soruldu. Netice olarak daha çekici olan insanların (partnerleri de kendileri kadar çekici olsa da) acımasız kararlar vermek konusunda daha rahat oldukları görüldü. Üstüne üstlük, partnerleri ne kadar çekici olursa bu insanların eşleşmeye karşı duydukları memnuniyetin o oranda azaldığı gözlemlendi. Bunun yanında ortalama bir çekiciliğe sahip insanların ise kendileriyle aşağı yukarı aynı puanı almış insanlarla birlikte olmaktan daha mutlu oldukları görüldü.

17. Ve zihinlerine oynayın!

Ve zihinlerine oynayın!
Evet dostlar, bir insana bir şeyi ne kadar çok tekrar ederseniz, o insanın o şeyi o kadar sık düşünmesini sağlarsınız. Çünkü bir şeyi tekrar etmek, insanları bir şeyi kabul etmeye götüren bilinçdışı tetiklemeyi sağlar. Elbette bu, onları her 10 dakikada bir arayın anlamına gelmiyor; korkutursunuz, işler hepten berbat olur. Esas yapmanız gereken varlığınızı sıklıkla onlara hatırlatmaktır. Görüş alanında kalın, sizi daha sık görmesini sağlayın, ortak bir takım muhabbetler bulun. Sizi daha çok düşünmesini sağlayacak, size yavaş yavaş yaklaştığını göreceksiniz...

ERKEKLERİN KIZLARA SIK SÖYLEDİĞİ YALANLAR

Erkekler yalan söylemeyi sever ve genellikle çocukça ve ânı kurtarmaya yönelik, büyük bir beceriksizlikle işlenmiş yalanlar söylerler. Bunu bilmeyenimiz azdı ve Cem Yılmazsağolsun artık öğrenmeyenimiz kalmadı. Peki çoğu erkek tarafından kullanılan bu basit ve gün gibi aşikâr yalanların en yaygınları hangileridir? Sizin için yürüttüğümüz kapsamlı çalışma ile onları açığa çıkardık:

1. "Gözlerim senden başkasını görmüyor..."

"Gözlerim senden başkasını görmüyor..."
Erkek bakar arkadaş... Erkeğin hangi durumda olduğunun bu konuda hiçbir önemi yoktur. İster deli gibi aşık olsun, ister can derdinde olsun, ister iki eli kanda olsun, güzel bir kadın görünce şöyle bir süzer... Bu sanki doğuştan gelen bir refleks gibidir sevgili dostlar; çocuğunun tehlike altında olduğunu gören bir babanın çocuğun önüne atlaması gibidir. Abartmayalım tamam, ama işin özü şu: Onun bu refleksi, birlikte olduğu kişiyi sevmediği ya da başkalarını düşündüğü anlamına gelmez; bu cinsin tabiatında vardır bu eğilim, önemsemeyin...

2. "Porno mu? O ne ola ki?"

"Porno mu? O ne ola ki?"
"Porno izlemeyen erkek yoktur" gibi büyük bir genelleme yapamaylım, hayat bu, olabilir... Ama yoktur. Erkeğin bu yalanı söyleme sebebi ise, seksin mekanik yapısından değil, yalnızca aşkla gerçekleşen seksten keyif aldığı ve yalnızca bunu anlamlı bulduğunu sezdirmektir...

3. "Sizinkiler muhteşem ya. Ailenle çok iyi vakit geçiriyorum..."

"Sizinkiler muhteşem ya. Ailenle çok iyi vakit geçiriyorum..."
Ailenin yapısının ya da anne babanın kişiliklerinin bu konuda hiçbir belirleyici rolü yoktur; erkek, sevgilisinin ailesiyle vakit geçirmekten keyif almaz. Gerici bir durumdur, erkek kendini bir deney faresi gibi hisseder, hareketlerinin devamlı izlendiği ve kontrol edildiği hissine kapılır, babanın yaptığı uyuzluklara göz yummak zorundadır falan filan. Bu konuda söylenen yalanları toplum olarak bırakmamız ve kadınların "Annemlere çaya gidelim mi?" tavsiyelerini bitiremesek de azaltmamız lazımdır...

4. "Sadece işleri biraz ağırdan almak istiyorum..."

"Sadece işleri biraz ağırdan almak istiyorum..."
Bu yalanı ve söylenme sebebini bilmeyenimiz herhalde yoktur sevgili dostlar. Sizinleilişki yaşamak istemiyor, yalnızca belirli çıkarlar doğrultusunda sizi hayatında tutmak istiyordur. Bu yalan aslında her iki cinsiyet tarafından da söylenir ancak amaçları farklıdır. Kadın, boş vakitlerinde kendini kötü hissetmemek için kendisine hayranlık duyan birine ihtiyaç duyar; erkeğin amacı ise yine tamamen mekaniktir...

5. "Seninleyken çok eğleniyorum ya..."

"Seninleyken çok eğleniyorum ya..."
Erkek, tam bir özgürlüğe sadece yalnızken ya da erkek arkadaşlarıyla birlikteyken ulaşabilir. Bunun dışında kalan tüm birliktelikler, devamlı uyum sağlama ve kendini şöyle ya da böyle gösterme çabası içinde geçer. O yüzden evet, çiftler iyi vakit geçirebilir, ama bunun bir sınırı vardır ve o sınır, erkeğin biraderleriyle birlikte olduğu durumda sona erer.

6. "Aşkım arayamadım, çünkü başımı kaşıyacak vaktim yoktu..."

"Aşkım arayamadım, çünkü başımı kaşıyacak vaktim yoktu..."
Erkeğin "mekanik" bir yaşam anlayışının olduğunu daha önceden belirttiydik. Onun peşinde koştuğu şey nitelik değil, niceliktir: Evrim süreci boyunca erkeğin amacı, genlerini mümkün olduğunca çok ve farklı eşe aktarabilmektir. Neyse, uzatmayalım; gerçekten de başını kaşıyacak vakti olmayabilir dostlar; sonuçta peşinde koştuğu iş yoğun bir çaba gerektirmektedir...

7. "Yok canım, olur mu öyle şey; Esra çok yakın arkadaşımdır benim..."

"Yok canım, olur mu öyle şey; Esra çok yakın arkadaşımdır benim..."
Sırf kadınlar değil, erkekler de kendilerine hayran olunmasına, şiddetli bir biçimde arzulanmaya ihtiyaç duyarlar; bu onların da gururunu okşar. Bu yolda yapılan davranışların sınırını ise ilişkinin içinde bulunan çiftler belirler elbette; kıskançlık nerede başlar, nerede biter, göreli kavramlardır...

8. "Hayatta en çok önem verdiğim şey dürüstlüktür..."

"Hayatta en çok önem verdiğim şey dürüstlüktür..."
"Yalaaaaaaaaaan!" Çok büyük ve çok yaygın bir yalandır; buna hâlâ inanan varsa vay haline...

9. "Aşkım bugün yaptığın makarna harika olmuş, hayatımda böyle bir şey yemedim..."

"Aşkım bugün yaptığın makarna harika olmuş, hayatımda böyle bir şey yemedim..."
Ne yaparsanız yapın, anne yemeklerinin standartlarına yükselemezsiniz. Bunun beceriyle değil, alışkanlıkla ilgisi vardır. Erkek buna alışmıştır ve sizden bunu bekleyecektir. Annesinin yaptığı yemeği, "ben yaptım" deyip yedirseniz bile tatmin olmayacaktır. Çabalamanın gereksiz olduğu, boş bir konu...

10. "Yok ya, kilo vermeni gerektirecek bir durum yok bence..."

"Yok ya, kilo vermeni gerektirecek bir durum yok bence..."
Evet, erkekler böyle söylerler ama eğer gerçekten kilo vermenizi istiyorlarsa da bunu dolaylı ve üstü kapalı bir biçimde ifade ederler. Eğer o üstü kapalı ifadeleri sezer ve "Aşkım, sen bana şişmansın mı demek istiyorsun?" derseniz de, "Yok canım, nereden çıktı şimdi o?" derler ve sizin bu konuyu takıntı haline getirdiğinizi düşünmenizi sağlarlar. Dikkat etmek lazım...

11. "Son ilişkim beni çok yıprattı; bir daha birine güvenebileceğimi sanmıyordum..."

"Son ilişkim beni çok yıprattı; bir daha birine güvenebileceğimi sanmıyordum..."
Duygusal erkek, hassas erkek belki bundan 2500 yıl önce kendisine tek bir eş bile bulamazdı ama artık devir de Çelik de değiştiği için, bazı kadınlar bu erkekleri çok çekici bulur oldular. İncinmiş erkek: Çok iyi numaradır. Çünkü bu tavırlarıyla onlara hem özgürlük tanımanızı, hem de onlarla ilgilenmenizi sağlarlar. Aynı zamanda bir sonraki maddemizde yer alan yalanı ileri sürme hakkını da kazanmış olurlar...

12. "Psikolog, bağlanma sorunum olduğunu söyledi..."

"Psikolog, bağlanma sorunum olduğunu söyledi..."
Gerek aileyle ilgili olan ve çocukluktan gelen problemler ve travmalar, gerekse içinde bulunulan zamanın sıkıntıları, erkekler için her zaman bir bahane üretme sebebidir. Bu bahanelerin en meşhuru ise yaşanmışlıkları ileri sürerek "bağlanma problemi" olduğuna karşı tarafı inandırmaktır. Aslında erkeğin bağlanma problemi yoktur; yalnızca çok hızlı bağlandığı ve çözüldüğü için, bağlandığını anlayamazsınız, gözlemleyemezsiniz...

13. "Kişilik ve zekâ benim için güzellikten çok daha önemlidir..."

"Kişilik ve zekâ benim için güzellikten çok daha önemlidir..."
Erkek, bunu söyleyerek ne kadar derin, tecrübeli ve sağlam karakterli bir insan olduğunu; içgüdülerine yenik düşmeyerek daima mantıklı kararlar aldığını karşı tarafa kanıtlamaya çalışır. Erkeğin bu meşhur yalanı aslında boşunadır, her kadın bunun böyle olmadığını bilir ancak işe yarıyor olmasının sırrı, kadınların da bu yalana inanmak istiyor olmasında gizlidir. ;)

14. "Benim için sarılıp uyumak, sevişmekten çok daha değerli bir şey..."

"Benim için sarılıp uyumak, sevişmekten çok daha değerli bir şey..."
Evet, amaç basittir: Bunu söyleyerek yatağa yatılır, sarılınır ve sonra ânın getirdiği yoğun duygusallıktan faydalanılarak sonraki aşamalara geçilmeye çalışılır. Şans varsa başarılır, yoksa da önümüzdeki maçlara bakılır...

15. "Hayatımda hiç böyle bir şey hissetmemiştim..."

"Hayatımda hiç böyle bir şey hissetmemiştim..."
Bu aslında doğru da sayılabilecek, erkeğin kimi zaman içten gelen yoğun hisle söylediği bir yalandır. Eğer kasıtlı olarak kadını etkilemek için söyleniyorsa ayıptır ama ilk durumdaki gibiyse, o erkek sağlam erkektir, kadınların aradığı erkektir. İçten gelen bir hisle söylendiğinde bile yalan olmasının sebebi ise, insanın aşık olduğu zamanlarda her hissi ilk defa yaşıyormuş sanısına kapılmasıdır, bu da oldukça doğal ve insanî bir yanılmadır. Buna inanın, çünkü bu maddelerin hepsi bir erkeğin parmak ucundan çıkıyor; karar sizin...